Su, insanoğlunun ortak mirası ve yaşamsal açıdan en değerli doğal kaynağımızdır. Ancak, küresel ısınma ve su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı devam edecek olursa 2025 yılına kadar ülkemiz su fakiri ülkeler arasında yerini alacaktır. Ülkemiz su kaynaklarının %70’i tarımsal sulama, %20’si endüstriyel ve %10’u ise şehirsel ihtiyaçlar için kullanılmaktadır. Şehirsel ve endüstriyel ihtiyaçların karşılanmasında su kullanım randımanı % 80-90 seviyelerindeyken, tarımsal kullanımda % 40 düzeyindedir. Yani, su kullanım oranının en yüksek ancak, su kullanım randımanının en düşük olduğu alan tarımsal sulama amaçlı kullanımdır.
Yüzey sulama yöntemlerinde su kaynağından alınan suyun en az % 15’i tarlaya ulaşıncaya kadar kanal ve kanaletlerdeki sızma ve buharlaşma ile kaybolmaktadır. Geri kalan suyun tarlaya alınması ve tarla içi dağıtımında ise yine % 40’ı kaybolmaktadır. Dolayısıyla kaynaktan alınan 100 birim suyun ancak 45 birimi etkin kullanılabilmektedir. Damla sulama sistemlerinde ise en fazla % 5 düzeyinde bir kayıp söz konusudur.
Damla sulama sistemleri bireysel olarak kurulup işletilebildiği gibi tüm köy veya kooperatif arazilerinin toplu olarak planlanıp işletilmesi de mümkündür. Ayrıca toplu olarak damla sulama sistemi alt yapı şebekesinin kurulması sistem birim maliyetini yaklaşık % 50 oranında düşürmektedir. Şöyle ki, 200 adet tarım işletmesi olan bir köyde her bir işletme aynı su kaynağından birbirinden bağımsız olarak damla sulama sistemi kurmak istediğinde; 200 adet farklı pompaj ve filtrasyon ünitesi kurup, ayrı ayrı iletim ve dağıtım boru şebekesi yaptırmaları gerekmektedir. Halbuki, toplu bir şekilde alt yapı oluşturulması durumunda tek bir merkezi pompaj ve filtrasyonla tüm işletmelere ait arazilere ihtiyaç duydukları sulama suyu götürülebilmektedir. Ayrıca, kumanda cihazı ve otomatik vanalar kullanılarak tüm köy arazileri hiçbir işçilik gerektirmeden kendi kendine sulanabilmektedir. Bu sistemde çiftçiler kendi arazilerinin gübrelemesini yine bağımsız olarak yapabilmektedir.

Merkezi Pompaj Ünitesi Bireysel Gübreleme Birimi
Toplu damla sulama sistemi; köy veya havza bazındaki parçalı tarım arazilerine sulama suyunu merkezi pompaj, filtrasyon ünitesi ve buna bağlı boru şebekesi ile götürmektir. Bu sistemi şehir içme suyu şebekesine benzetmek mümkündür. Göl, akarsu, kanal veya derin kuyu gibi herhangi bir su kaynağına tüm arazilere hizmet verecek şekilde bir pompaj tesisi inşa edilmektedir. Bu pompaj tesisinin kapasitesine ve suyun kirlilik durumuna göre yine merkezi bir filtre ünitesi kurulur. Pompajla filtrelerden geçen su, tüm arazilere suyu taşıyan kapalı boru şebekesi aracılığıyla her bir parsele kadar ulaşır. Sulama sahası içerisindeki her bir parsele tahsis edilecek su miktarına göre çıkış borusu ve vanası konur.
Toplu damla sulama sisteminin işletilmesi ise bölge vanaları ile sağlanmaktadır. Örneğin, 2000 dekar büyüklüğündeki bir köy arazisi 200 dekarlık 10 adet (vana) sulama bölgesine bölünerek, bu bölgelere sırası ile su verilir. Tüm köy arazilerinin sulanması 1 gün içerisinde tamamlanabilir. Çiftçiler kendi parsel vanalarını açık bıraktıkları sürece, arazilerinin ait olduğu bölge vanası açıldığında kendi arazileri de otomatik olarak sulanacaktır. Eğer gübre uygulaması yapmak istiyorlar ise arazilerine su verileceği zamanda gidip, kendi parselleri için kurulan gübreleme ünitesiyle gübrelerini verebilmektedirler. Çiftçilerimiz eğer gübre veya ilaç uygulaması yapmayacaklarsa sulama için arazilerine gitmelerine gerek kalmamaktadır.
Toplu damla sulama sistemi bizim köy yaşamında unutulmuş bir geleneğin tekrar canlandırılması anlamında İMECE usulü tüm köy arazilerine sulama şebekesi kurulmasıdır.
Toplu Damla Sulama Sistemi ile sağlanacak faydalar;
- Su Tasarrufu
Yüzey sulamada iletim, dağıtım ve uygulama randımanları göz önüne alındığında toplam randıman %45 civarındadır. Yani kaynaktan alınan 100 birim suyun ancak 45 birimi etkin kullanılmaktadır. Toplu damla sulama sistemlerinde ise sulama randımanı %95 dir.
- Enerji Tasarrufu
Pompajla terfi edilerek işletilen bir açık sulama şebekesine göre %50 daha az sulama suyu kullanıldığından pompa elektrik tüketimi yaklaşık %35 daha az olmaktadır. Şöyle ki; 100 L/s debi ile 40 m yüksekliğe terfi ile işletilen yüzey sulamada yaklaşık 55 KW/h elektrik tüketimi söz konusudur. Terfi edilen noktada damla sulama için 1 bar (10m) basınç yeterli olmaktadır. Aynı arazilerin damla sulama ile sulanması durumunda gerekli debi miktarı 50 L/s ve basınç ihtiyacı ise 50 m (40+10) olmaktadır. Bu durumda elektrik tüketimi 35 KW/h civarında olmaktadır. Ayrıca çiftçilerimiz sulama için arazilerine bir araçla gitmek durumunda ise akaryakıt giderinin de göz önüne alınması gerekir.
- İşçilik Tasarrufu
200 adet işletmenin olduğu 2000 dekar büyüklüğündeki bir köy arazisinde yüzey sulama için en az 50 işçi gerekmektedir. Maliyet olarak, ayda 2 kez sulama yapılırsa 100 yevmiye yapmaktadır ve günlük işçilik yevmiyesi 50 TL olarak düşünüldüğünde toplam işçilik gideri 5.000 TL yapmaktadır. Toplu damla sulama sisteminde sadece 1 kişi ile tüm araziler sulanabilmektedir. Bu durumda, aylık asgari ücretle 1 kişinin maliyeti yaklaşık 1.000 TL olmaktadır. Burada aylık 4000 TL işçilik tasarrufu söz konusudur.
- Gübre ve İlaç Tasarrufu
Gübreler damlatıcılar ile sadece kök bölgesine verildiğinden uygulanan gübre miktarı azalır. Verilen gübrenin neredeyse tamamı bitki tarafından alınabilmektedir. Yüzey sulamada verilen granül gübrelerin %20 si derine süzülme ile kaybolmakta, kök bölgesinde kalan gübrenin de ne kadarının çözünüp bitkinin alabildiği forma dönüştüğü tam olarak kestirilememektedir. Dolayısıyla damla sulamaya geçişle minimum %40 gübre tasarrufu söz konusudur.
Öte yandan, damla sulama ile sadece bitki kök bölgesi ıslatıldığından bitki sıra aralarında yabancı ot gelişimi olmamaktadır. Havadar bir kök bölgesi oluştuğundan kök çürüklüğü ve mantari hastalık gelişimi de gözlenmemektedir.
- Ürün Verimi ve Kalitede Artış
Yapılan birçok bilimsel araştırmada; yüzey sulamadan damla sulamaya geçişle ürün çeşidi, toprak ve iklim koşullarına bağlı olarak %30 ile %100 arasında bir verim artışı meydana geldiği belirtilmektedir. Bitki; su ve besin maddesi açısından optimum koşullarda geliştiğinden tüm enerjisini verim ve kaliteye harcamaktadır.
SONUÇ:
Daha düşük üretim maliyetleri ile daha fazla verim ve yüksek kaliteli ürün elde edilmesi, çiftçilerimizin gelir düzeyinin artmasını sağlayacaktır. Ülkemiz açısından ise dünya pazarındaki rekabet gücümüzün artırılması mümkün olacaktır.
BİREYSEL VE TOPLU DAMLA SULAMA SİSTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Aşağıda verilen Şekilde görüldüğü gibi, arazilere toplu bir şekilde şebeke ile su iletilmesi durumunda merkezi pompa ve filtre ünitesi kurularak tüm arazilere su götürmek mümkündür. Aynı alanda her bir arazi sahibi bireysel olarak damla sulama sistemi kurduğunda ise her biri ayrı ayrı enerji nakil hattı, pompa, filtre ve iletim boru hattı inşa etmek durumundadır.